II. Abdülhamid, Osmanlı tarihinde belki de en çok muhalefet edilen padişahlardan biridir. Batı’nın yıkıcı hamlelerine karşı direnmiş, dış politikada hesaplı davranmıştır. Devleti kalkındırmak için önemli adımlar atmış, ses getirecek projeler üretmeye çalışmıştır. Ancak büyük karalama kampanyalarına maruz kalmış ve tahttan indirilmiştir. İmparatorluğu 33 yıl nasıl idare ettiği tahttan indirildikten sonra daha çok idrak edilmiştir. İşte II. Abdülhamid hakkında 18 itiraf:

1-) Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk, Nazif Tepedelenlioğlu’nun yazdığı bir yazı üzerine kendisine:

“Bak çocuk! Kişisel kanımı kısaca söyleyeyim: Tecrübe göstermiştir ki, toprakları üstünde yaşayan insanların çoğunun durumu kuşkulu ve sınırları yalnız düşmanlarla çevrili bir büyük devlette, Abdülhamid’in yönetimi büyük hoşgörüdür. Hele bu yönetim on dokuzuncu yüzyılın son yıllarında uygulanmış olursa…”

2-) Otto Von Bismarck

Zamanın Almanya başbakanı Bismarck; “Sultan Abdülhamid, Avrupa’da bir hasta olarak ele alınmaktadır. Fakat bana göre o, Haliç kıyılarında bulunanların hepsinden daha yüksek bir diplomattır. Ona karşı âdilâne hüküm verilmediği kanaatindeyim” demiştir. Ayrıca II. Abdülhamid’in zekâsı için: “Dünyada 100 gram akıl varsa bunun 90 gramı Abdülhamid’de, 5 gramı bende, kalan 5 gramı da diğer dünya siyasilerindedir.” demiştir.

3-) Michel De Grèce (Mihel de gres)

Yunan prensi Michel De Grèce, “Son Sultan” adlı romanında;  “Genç yaşta tahta çıktığı zaman öylesine mücadele eder, öylesine saldırılara göğüs gerer ve öylesine vuruşur ki sonunda Avrupa devletleri tahtta Sultan Abdülhamid bulunduğu müddetçe Osmanlı Devleti’ni yok edemeyeceklerini anlarlar. Bu yüzden Sultan Abdülhamid’i devirmek için ellerinden geleni yaptılar ve tahttan indirdiler. Sultan Abdülhamid düşürülür düşürülmez İngiltere, petrol kuyularının üzerine atıldı.” demiştir. Bu roman Fransa’da yayınlamış ve Batı’da büyük ses getirmiştir.

4-) Enver Paşa

İttihat ve Terakki’nin lideri Enver Paşa ülkeyi terk ederken yanındaki yâveri Mersinli Cemal Paşa’ya: “Paşam, bütün ef’âlimin (eylemlerimin) hesabını vermeye hazırım. Turan yapacaktık, viran olduk. Bizim en büyük günahımız, hatamız Sultan Hamid’i anlayamamaktır. Yazık paşam, çok yazık! Siyonistlerin oyununa âlet olduk ve onların hıyanetine uğradık!” itirafında bulunmuştur.

5-) Rıza Tevfik Bölükbaşı

Çok koyu bir Abdülhamid düşmanı olan Filozof Rıza Tevfik, sultan tahttan indirildikten sonra pişmanlığını “Sultan Abdülhamid Han’nın Ruhâniyetinden İstimdad” adlı şiirinde dile getirmiştir. İşte şiirden bir dörtlük:

“Târihler ismini andığı zaman,

Sana hak verecek, ey koca Sultan;

Bizdik utanmadan iftara atan,

Asrın en siyâsî Padişâhına.”

6-) Hüseyin Nihal Atsız

Türk yazar ve şair Nihal Atsız, Peyami Safa’nın II. Abdülhamid’e cahil demesi üzerine kaleme aldığı yazıda: “Bu dünyada herkes birçok şeyin cahilidir. Yeter ki kendi işinin cahili olmasın. Kendi işinin ehli olduğunu bin bir delille ispat etmiş bulunan Sultan Abdülhamid ise asla cahil değildir. Onun bir yüksekokul ve hatta lise diploması yoktu. Fakat hususi öğretmenlerle hayattan ve içinde yetiştiği büyük ve muhteşem hanedandan çok cevherli şeyler öğrenmişti.”

7-) Henry Woods Paşa

II. Meşrutiyet’e kadar Sultan Abdülhamid’in danışmanı olarak görev yapmış olan Woods Paşa; “Bana göre Sultan Abdülhamid, gelmiş geçmiş Osmanlı padişahları arasında en müstesna mevkii işgal edenlerden biridir. Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan beri gelen en başarılı hükümdarlardandır. Çok sakin ve gösterişten uzak bir halde yaşardı. Bir meseleye çözüm ararken, mütehassıslarını dinler, ancak onların fikirlerine esir olmazdı. Şehzade iken de akıllı, nazikti ve İstanbul’a gelen seçkin Avrupalılar kendisini ziyaret etmek isterlerdi.”

8.) Celal Bayar

Politikaya II. Abdülhamid’in muhalifi olarak girmiş Celal Bayar, 1960’da kaleme aldığı hatıralarında aynen şöyle der: “II. Abdülhamid, kendisine muhalefet eden hâkimlere, davaya ve mahkemelerin kararlarına karşı hiçbir hareket ve teşebbüste bulunmamıştır. Esasen, adalet ve kazâ (yargı) hakkına bağlı işlerin sorumluluğunu, Adliye Nâzırı Abdurrahman Paşa’ya bırakmıştı. Adliye işlerine karışmazdı. Abdurrahman Paşa da bu konuda ziyadesiyle dikkatli ve ciddi idi. Müdâhale, kimden ve nereden gelirse gelsin asla kabul etmez, reddederdi. II. Abdülhamîd, Paşa’nın bu tutumunu takdirle karşılardı. Bu yüzden Abdurrahman Paşa zamanının adliyesi ve kazâ (yargı) organlarının başında bulunan hâkimleri, vasıfları ve feragatleri bakımından bugün için dahi aranacak değerli şahsiyetlerdi. II. Abdülhamîd, idam cezasından da hoşlanmazdı.”

9-) Lütfi Simavi

Yazdığı “Osmanlı Sarayının Son Günleri” adlı kitapla bilinen, Sultan Mehmed Reşad ve Sultan Vahdettin döneminin saray Başmabeyincisi Lütfi Simavi, II. Abdülhamid hakkında şöyle demiştir: “Eğer tahtta kalsaydı, İtalya Trablusgarp’a giremezdi ve bu meseleyi sulh yoluyla hallederdi. Balkan Muharebesi’nin önüne geçer ve bu milleti delicesine I. Dünya Harbi’ne sokmazdı.”

10-) Ali Fethi Okyar

Türk asker ve siyaset adamı Ali Fethi Okyar, Selanik ve Beylerbeyi’nde defalarca görüştüğü II. Abdülhamid hakkında şunları söyler: “Hayatımda Sultan Hamid kadar nazik, terbiyeli, buna rağmen karşısındaki ile mesafesini muhafaza eden şahsiyet görmediğimi söyleyebilirim.”

11-) Süleyman Nazif

II. Abdülhamid muhaliflerinden olan şair ve yazar Süleyman Nazif, pişmanlığını şu dizelerle dile getirmiştir:

“Padişahım gelmemişken yada biz,

İşte geldik senden istimdada biz,

Öldürürler başlasak feryada biz,

Hasret olduk eski istibdada biz.”

12-) Edward Grey

Büyük Britanya’nın Dışişleri Bakanı Edward Grey, hasmı olduğu II. Abdülhamid hakkında: “Ne büyük kayıp! Hasmımdı ama onun ölümü ile diplomasi mesleği artık zevkini kaybetti.” demiştir.

13-) Elmalılı Hamdi Yazır

Hamdi Yazır’ın oğlu Muhtar Yazır’ın, babasının defterinden naklettiğine göre: “Hayatımda yaptığım en büyük hata, Sultan Hamid’in hal’ine karışmamdır.” demiştir.

14-) Arminius Vámbery (arminius vambiri)

Uzun yıllar Osmanlı Devleti aleyhine casusluk yapan Arminius Vambery: “Padişah, elindeki bütün imkânları seferber ederek, her fırsatta hayırseverliğini göstermekten kaçınmamaktadır. Eğitim ve sağlık hizmetleri için yorulma bilmeden çalışmaktadır. Padişahtan korkabilirsiniz, hatta nefret bile edebilirsiniz; ama onun çalışkanlığını ve adaletini inkâr edemezsiniz. Savurganlığa son veren tutumuyla Türk maliyesini ıslah etmiş ve ülkeyi baştanbaşa demir yolu ağıyla döşetmiştir. Türkiye, canlanmasını padişahın enerji, ustalık ve vatanperverliğine borçludur. Sultan Hamid’in bu açıdan değeri, hiçbir şekilde inkâr edilemez” demiştir.

15-) II. Wilhelm

Son Almanya İmparatoru ve Prusya Kralı II. Wilhelm, Sultan II. Abdülhamid hakkında şunları söyler: “Fransız kralı ile görüştüm, aşağı buldum. Japon imparatoru ile görüştüm, basit buldum. İngiliz kralı ile görüştüm, kendi ayarımda buldum. Ne zaman ki, Osmanlı Sultanı Abdülhamid Han ile görüştüm; heybeti, zekâsı ve nezaketi karşısında beni bir titreme aldı.”

16-) Chaim Weizmann

İsrail devletinin ilk cumhurbaşkanı, bir konuşmasında: “Biz yahudiler 20. yüzyılda Ortadoğu’da yıkılmaz denen devleti yıkıp 2 tane devlet kurduk. Onlara öyle güzel sistem inşa ettik ki Türkler bize Filistin’i vermeyen Abdülhamid’e en az 200 sene daha söverler!”

17-) Ahmet Rasim

Yazar, gazateci ve milletvekilliği yapmış olan Ahmet Rasim, II. Abdülhamid hakkında şöyle demiştir:

“Sen değil naaşın hükümdar olsa elyaktır bizlere

Dönsün etsin taht-ı Osmaniye tabutun cülus”

18-) Necip Fazıl Kısakürek

Şair, yazar ve düşünürlerden biri olan Necip Fazıl, Sultan Abdülhamid hakkında: “Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır!” demiştir.

 

 

tarihdersleri.org
Leave a reply

Bir Cevap Yazın